Hava : Sıcaklık: ºC    Nem:    Rüzgar:
Tatilde de güzel olabilirim... Yine vazgeçtim…  Kocaeli’nin en iyi 10 kafe’si  2012 yazında... En favori 5 trend!
SİTE RAPORU
24 saatte 86 Haber eklendi
Toplam 264 yorum yapıldı
Yerel bir gazetede
ortalama 40 haber bulunur
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
SİTE İÇİ ARAMA
YAŞAM EKİ | OĞLUMA KENDİ ADIMI VERDİM
Oğluma kendi adımı verdim
10 Şubat 2012, Cuma - 16:43
Sevgili okurlar, bu haftanın Yükselen Değeri ÇAVUŞOĞULLARI EV TEKSTİL MAĞAZALARI’nın genç jenerasyon patronu olan Sayın METİN ÇAVUŞ oldu.

Metin Bey henüz 31 yaşında. Deyim yerindeyse, işin mutfağında yetişerek çocuk denecek yaşta mağazada çalışmaya başlamış. ‘Bizim ailede okumaya önem verilmediği için rotamızı bu yönde çizdik` diyen Metin Bey, genç yaşında edindiği esnaflık tecrübesine çalışkanlığını, azmini ve dürüstlüğünü koyunca ortaya bir başarı hikayesi çıkmış. Sadece 3 ay önce baba olan genç iş adamı, oğluna da kendi adını vererek, şimdiden gelecekle ilgili planlarını hayata geçirmenin ilk adımını sağlam temele dayandırmış.
***
Gözü pek, acar iş adamımız risk almadan büyüme olamayacağının altını çizmekle kalmıyor, bambaşka bir sektöre yatay geçiş yaparak herkesi bunu ispata davet ediyor. Metin Çavuş, MAVİ İSKENDER adını verdiği üç katlı şirin lokantasında bize öğle yemeği ikram etti. Mağazasıyla yan yana bulunan bu mekanın sıcaklığı, kuşkusuz sizi de saracak. İstiklal Caddesi, postane karşısında faaliyet gösteren iş yerlerinin yanı sıra, şimdi perde imalatıyla ilçelere açılıyorlar. Murat barış sayesinde tanıdığım genç iş adamımıza, azmin sonu yoktur diyerek, başarılarının devamını diliyorum. Dilerim röportajı kendisi ve ailesi de zevkle okur.


Aslen nerelisiniz Metin Bey?
1981 Uşak doğumluyum. 1954 senesinde rahmetli dedem İzmit`e gelmiş. O zamanlar köylerde işsizlik varmış. Dedem de çok hırslı, çalışkan biriymiş. Uşak`tan çıkıp, Kütahya, Bozhöyük sırtında kaput bezi satarmış. İzmit`te eski Yordam iş hanında ticaret yapmış. Uşak`ta dokuduğu kaput bezini burada satıyormuş. Sonra bohçacılara mal satmış. Hatta o döneme ben de yetiştim. Biz bohçacılara uzun yıllar mal sattık.
 

İzmit`in köklü esnaflarından olan bir ailesiniz. Şu anda kaç mağazayla hizmet veriyorsunuz?
Şu an Çavuşoğulları ev tekstili olarak üç yerde hizmet veriyoruz. Gıda sektöründe ise Mavi İskender isimli restoranımızla farklı bir sektöre giriş yaptık. İki ay önce de perde üretimine girdik. Bunun için Çarşı Yapı`da imalathane kurduk. Ayrıca yine aynı yerde, aynı binada çeyiz toptancılığı yapan bir yer daha açtık. İzmit içine ve ilçelerdeki bizim gibi mağazalara toptan satış yapıyoruz.

AİLE ŞİRKETİNDEN AYRILDIK

Çavuşoğulları Tekstil bir aile şirketi midir?
Daha evvel bir aile şirketiydik ancak 2011`in ilk ayında ayrıldık. O zamandan bu yana tek çalışıyorum.
 

Saydığınız altı iş yerinin idaresi yalnızca sizde mi?
Evet, benim idaremde hepsi. İşe sabah 10:00-11:00 civarı gelirim, akşam 23:00`e kadar çalışırım. Üç aylık bir oğlumuz var. Eşim bazen sitem eder... ‘Çocuk oldu, gene geç saatte geliyorsun, özlemiyor musun?` diyor. Özlüyorum ama iş yoğunluğu bitmek bilmiyor. Mağaza 19:30`da kapanır, ardından ben hesap kitap yaparım.
 

Bu işlerle de mi siz ilgileniyorsunuz? Bırakın onu da muhasebeci yapsın?
İşimi çok seviyorum, Aysun Hanım. Bütün herşey benim elimden geçer. Benim onayım olmadan hiçbir şey olmaz. Sizin gibi dostlar bana, ‘Kendini çok çok yoruyorsun` diyor. Eve gittiğim zaman bunu daha iyi anlıyorum. Şimdi çocuk olduktan sonra onu çok özlüyorum, daha erken gitmeye çalışıyorum. Hatta kendime kızıyorum bazen, ‘Bırak işi gücü, git çocuğunla ilgilen` diyorum.
 

Çocuğunuz erkek mi? Neden direk erkek mi diye sorduysam artık...
Evet, erkek... Hatta ona kendi adımı koydum. Bazı insanlar ‘Başka isim bulamadın da mı kendi ismini koydun çocuğa?” diyor. Ama ölümün ne zaman ve kim için geleceği belli olmaz. Bir bakmışsınız yokuz. Allah göstermesin ama doğduğumuza inanıyorsak, ölüme de inanacağız. Yarın öbür gün bana bir şey olduğu zaman, istedim ki oğlum adımı yaşatsın, şirketlerin başına geçsin.

ÇOCUĞUMLA ARKADAŞ OLMAK İSTERİM

Oğlunuzun kaderini şimdiden belirlemişsiniz. Peki ya bu işi sürdürmek istemezse?
Ona bakarsanız bana ‘Sen kesin çocuğunu okutmaz, işe yönlendirirsin` diyorlar. Büyük olasılıkla liseden sonra alırım karşıma, ne yapmak istediğini, onu nelerin beklediğini anlatırım. Kızım da olsa, oğlum da olsa önce arkadaş olmayı isterim.
 

Siz babanızla öyle miydiniz?
Ben babamla hep mesafeliydim. Mesela ben özel okula gitmek istemiştim. O zamanlar şirket amcamlarla ortaktı. Hepsi birden dedi ki, ‘Okuyup de ne yapacaksın? İşin gücün var.` Bizim aile okumaya önem vermezdi.
 

Oysa okuma çağındaydınız?
Okula giderken de çalıştım hep, çekirdekten yetiştim. Orta ve liseyi Gazi Lisesinde okudum. Ağabeyimle dönüşümlü dükkan açardık. Sınav zamanı hem sınava çalışırdım, hem müşteriye bakardım. Öğleye kadar böyleydi. Akşam da okuldan çıkardım, doğru dükkana giderdim.
 

Liseden sonra eğitim yok yani..?
Liseyi bitirdim ama diplomayı alamadım. Bu saatten sonra işimiz gücümüz belli diye ben de peşinde koşmadım açıkçası.

HİÇ YOKLUK GÖRMEDİM

Bu yaşta başarılı olmanızı neye bağlıyorsunuz?
Bir insan işinin başında olursa başarılı olmaması için hiçbir neden yok. Ama işin başında durmayıp kumarhaneye, pavyonlara takılırsan işinde ne bereket olur, ne de kazanç. İşi sıkı tutacaksınız. Her zaman söylerim; paran yoksa dostun da olmaz, evinde huzurun da.
 

Para olmadan saadet olmaz diyebiliriz galiba?
Paranın geçmediği yer sadece öbür taraf. Parasız hiçbir şey olmuyor. En basitinden hastalandınız ve Acıbadem Hastanesi`ne gittiniz ama paranız yok. SGK`nız var, geçmiyor işte.  Ancak özel sigortanız varsa faydalanabiliyorsunuz.
 

Metin Bey, bir insanın maddi açıdan gelecek kaygısının bulunmaması nasıl bir şey? Biz buna biraz uzağız da?
Biz çekirdekten yetiştik dedim ya, açık söyleyeyim hiç yokluk görmedik. Bu saatten sonra işimi batırıp sıfıra düşürürsem, İzmit`i terk etmem lazım. Bazı arkadaşlar zararına mal satarlar. Onlara hep, ‘Buranın aylık 120 bin lira gideri var. Zararına mal satıp memlekete dönmeye niyetim yok` derim. Çünkü o sistem içinde iflas etmek sürpriz olmaz. Burada 50 kişiye ekmek veriyoruz, onları da düşünmek gerekir.
 

Çavuşoğulları olarak 50 kişiye mi iş imkanı sağlıyorsunuz?
Evet, ailelerini de içine alırsanız bu 200 kişiye ekmek veriyoruz demektir. Şunu da rahatlıkla söyleyebilirim ki hiçbir zaman personelin maaşını bir gün dahi geç vermeyiz. Personelin hakkını yemeyeceksiniz. Hepsinin çoluk çocuğu var. Ben personelimi tutarım.

BENİM OFİSİM YOK

Doğrusu da bu. Sizin yatırımınızı, emeğinizi insanlarla buluşturan, pazarlayan onlar, değil mi?
Aynen doğrudur. Güler yüz, tatlı dil çok önemli. Bir kere esnaf adam kibirli olmayacak, insanlara yukarıdan bakmayacak. Bakıyorum adam üst kata kendine ofis yapmış, müdür pozisyonunda ve müşteriyle bire bir muhatap olmuyor. Bu yanlış. Siyasete girmeyelim ama mesela Tayyip Erdoğan`ı örnek alalım. Adam nereden kazanıyor? İnsanlara yakın olmaktan. Evinden çıkıyor, şu taksi durağında dur deyip, yanlarına gidiyor.
 

Yani ben başbakanım deyip, kendini tepede görmüyor, halkla iç içe yaşıyor diyorsunuz?
Tabii ki öyle, Aysun Hanım. Tayyip Erdoğan halkın içine giriyor ve buradan kazanıyor. Esnafta aynı şekilde halkın içinde müşteriyle beraber olursa, bana göre her zaman kazanır. Benim bir ofisim yok. Misafirim geldiğinde restoranda ağırlıyorum.
 

Hesap kitap yapmak için bir ofis gerekmiyor mu?
Benim hesabım aklımdadır. Çeklerim cebimdedir. Şirketlerin hepsinde bilgisayar var fakat kendim kullanmıyorum.
 

Metin Bey, sizin gibi esnaflık yapanların çalıştırdığı kişilere tatmin edici ücretler verdiğine inanıyor musunuz?
Bizler belli seviyede ücret verebiliriz çalışanlarımıza bu bir gerçek. Hiçbir esnaf yüksek paralar veremez. Bizim işimizi birileri yapacak. Ama kesinlikle hor görmemek lazım. Personel çalıştırmak kolay değil. Bir personelin minimum maliyeti 1500 lira gibi. Bu paralara karşılık o personelden verim almak istiyorsanız, onu bir yerde kullanacaksınız. Aynı kişiye üç-dört görev vermeyeceksiniz. Ayrıca ben çalışanıma satış karşılığı prim veriyorum.

ZARAR ETMEYİ HİÇ SEVMEM

Bu da teşvik edici oluyordur herhalde?
Tabii ki öyle oluyor. Diğer türlü, ‘Nasılsa maaşımı alıyorum. Sabah gelirim, akşam giderim` diyor. Ama böyle olursa şevkle çalışıyor ve kasamız da doluyor. Allah`a şükür zarar etmeyi hiç sevmem, kar etmeyi severim. Zararına da hayatta iş yapmam.
 

Yıllardır aynı işi yapmanıza rağmen, sanki yeni iş sahibi olmuş gibi heyecanlı olduğunuzu gözlemledim. Çalışmayı seviyorsunuz, değil mi?
Ben çalışmayı çok seviyorum, Aysun Hanım. Azimli olursanız başarıyı elde edersiniz. Ben evlenirken eşime de söyledim; Hayatımda en önemli birinci kişi annemdir, ikincisi işimdir.
 

Eşiniz üçüncü sırada mı yani?
Bu böyle ama kendisi de biliyor. Onun için de aynı şey geçerli. Hayatında öncelikleri olması doğaldır. Eşim eve geldiğimi anladığında, oğlumla birlikte beni karşılar. Ben hemen oğlumu kucağıma alırım. O da bana takılır, ‘Tabii çocuk oldu ya, biz artık dördüncü sıraya düştük` der.
 

Benden size bir nasihat… Eşiniz mutlaka sizin önceliğiniz olsun. Kadınlar narindir, kırılgandır. Hele de anne olduktan sonra daha bir ilgiye ihtiyaçları vardır. Tecrübeyle sabit ?
Çok teşekkür ederim, doğru söylüyorsunuz. Ama ben eşimi hiç ihmal etmem. Şimdi çocuk daha üç aylık bebek. Yeni olduğu için onu daha çok özlüyor olabilirim. Ama şu var, cumartesi akşamı dükkanımı kapatırım, pazartesi sabahına kadar eşimle beraberim.

EŞİME YETKİ VERDİM BAŞARILI OLDU

Peki eşinizle nasıl tanıştınız?
Benim eşim uzaktan akrabamdır. Ayanoğlu mağazasının sahibi rahmetli Nadir Güney`in kızıdır. Çocukken annelerimizin yanında akrabalarımıza giderdik, oyun oynardık. Yaş büyüdü ve hanım üniversiteye başladı. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi`nde okudu.
 

Hemen araya giriyorum. Eşimi çalıştırmıyorum, ev hanımı yaptım demeyeceksiniz, değil mi?
Yok, demeyeceğim. Eşim çalışmak istedi, ‘Ben işletme okudum, bankaya gireceğim` dedi ama o işe sıcak bakmadım. Ona ‘Sabahın köründe kalkıp bankaya gideceksin, akşam çıkış saatleri belli olmaz bankaların. Bakma sen 17:30`da paydos dediklerine. Alacağın para buna değmez, bu eziyet` dedim.

Sonrasını merak ediyorum...
‘Çalışmak istiyorsan, İstiklal Caddesi`nde ki mağazaya sen bak` dedim, öyle de yaptık. Kesinlikle aklım mağazada kalmazdı. Gerçekten işini iyi yapıyordu. Kendi dükkanlarında da mezun olduktan sonra çalışmıştı. Bir de insanlara yetki vereceksin. Bu iş senin, ne yaparsan yap dediğin zaman her şey başarıya ulaşır. Her şeyi ben yapacağım dersen olmaz. Bu kez yanında adam da çalışmaz ve de tek başına kalıp kafayı üşütürsün.

İYİKİ PANORAMA KENTE TAŞINMIŞIZ

Nerede ikamet ediyorsunuz Metin Bey?
Daha önce Armada Kent`te oturuyorduk, yeni Yuvacık`taki Panorama Kent`e taşındık. İyi ki de taşınmışız. Orada oturanların Allah yardımcısı olsun. Bana göre çok basık havası var. Yeni evimizde rahatız. Komşuluk da güzel.
 

Metin Bey, ilimizin yönetilmesinden, yapılan yatırımlardan memnun musunuz?
Bence güzel. Bazı sözü geçen yatırımlar yapılmadı ama genel anlamda iyi. Hatalar olabilir, olacaktır. Bu ticarette de siyasette de böyle. Baktığımız zaman İzmit`e bir şeyler yapıldı.
 

Yerel basını takip eder misiniz?
Ben yerel gazeteyi askerdeyken bile takip ettim. Şimdi de birkaç gün il dışına çıksam bile, geçmiş günün gazetelerini aldırıp hepsini okurum. Yükselen Değerleri de başından bu yana takip ediyorum. Buraya kadar gelip bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.
 

İstiklal Caddesi telefoncularla dolacak

İzmit`in çok güzel bir caddesinde iş yapıyorsunuz. Bu avantaj değil mi?
İstiklal Caddesi İzmit`in en önemli caddesi; doğru fakat bir zaman sonra bu cadde olduğu gibi telefon şirketleriyle dolacak, göreceksiniz.


Neden, peki?
Çünkü piyasa durdu, çok kötüye gidiyor caddemiz. Kocaeli`de bir buçuk milyon nüfus var ama paranın döndüğü merkez bizim bulunduğumuz yer. Mesela İnönü Caddesi, Fethiye Caddesi artık bitti. İstiklal Caddesi`nin de en fazla beş yıla kadar yüzde 40`ı telefoncu olacak.


O zaman İstiklal Caddesi`nin geleceği çok parlak gözükmüyor?
Aynen öyle. Yarın öbür gün vatandaş bu caddeye gelmeyecek çünkü aradığını bulamayacak. Bir bakacak hep telefoncu dükkanları. Şu anda bile 12 telefoncu var. Durum böyle olunca insanlar alış-veriş merkezlerine kayacak.

ESNAF KOLAYCILIĞA KAÇIYOR

Peki sizce bu olumsuzluğun sorumluları kim?
Bana göre kabuğunu kıramamış eski esnaflar kendilerini yenilemediği için vatandaş onlardan alış-veriş etmeyi kesiyor ve AVM`lere gidiyor. Kolaycılığı seçen esnaf ise dükkanını kiraya veriyor.
 

Metin Bey, tekstil işinden sonra gıda sektörüne geçiş yapmak nasıl aklınıza geldi?
Caddenin köşesindeki ‘Mavi İskender` lokantası yıkılınca şimdiki ortaklarımız boşa çıktı. Başka yerlerde dükkan buldular fakat oralarda ticaret fazla hızlı değildi. Birlikte şu an yeri kendimizin olan yerde açmayı teklif ettim. İlk yıl hiç kar etmemeyi göze aldım. Ama Allah bereket versin şimdi kazanıyoruz. Zarar eden bir işyerini kapatırım. Kesinlikle prestij için tutmam. Enerjimi boşa harcamam.
 

Peki kafanızda başka proje var mı?
Aklımdaki proje yürüyüş yolunda bir kafe açmak, İnşallah yapacağım. Özellikle yazın o kafelerde oturmayı seviyorum. Eskiden eşimle pazar günleri Bağdat Caddesi`ne giderdik, şimdi İzmit`teki kafeler bize yetiyor.
 

Bildiğim kadarıyla siz İKM`nin yönetimindesiniz ve pazar günleri esnafı dükkan açması yönünde teşvik ediyordunuz. Bu konuda ne diyeceksiniz?
Evet İKM`nin yönetim kurulu üyesiyim. İzmit esnafını hareketlendirme projemiz devam ediyor. Murat Başkan bizim caddeyi gezmek istedi ve gezdik. Esnaf arkadaşlara dedim ki, ‘Ben de esnafım, sen de. Ben yaklaşık iki yıldır pazar günleri dükkanımı açıyorum. Allah bereket versin, para da kazanıyorum. Sen niye açmıyorsun ağabey?` Onlar da bana ‘Metin benim bir pazarım var` dedi.

DÜKKAN AÇMAK İÇİN KAVGA EDİYORLAR

Ona göre mesaili eleman çalıştırsın, değil mi?
Aynısını söyledim. Ben elemanlarıma 50`şer lira veriyorum. Şimdi bayan arkadaşlar, ‘Pazar günü ben geleyim, sen gel` diye birbirileriyle kavga ediyor. Esnaf arkadaşların bazıları kabul ediyor bazıları kabul etmiyor, dükkanını açmıyor.
Sizin Bekirdere Mahallesi`nde de bir mağazanız var. Çarşıdan sonra o tarafa yönelmek riskli oldu mu?
Ben orayı açarken herkes karşı çıktı. Çarşıya insanlar bir buçuk liraya geliyor, orada tutmaz dediler. Ama ben analizini yaptım, bir gecede karar verdim ve dükkanı açtım. Çok da memnunum. Sonuçta ticarette risk almak var ve ben riski seviyorum. Ticarette korkak olmayacaksın. Yemeği bile yutarken direk yutamıyorsun, çiğnemen gerekiyor. Bu da aynı öyle.
 

Bunca azmin sonunda başarı uzak olmuyor haliyle?
Benim ekibim güzel ama... Ekibiniz iyi olmazsa başarıyı yakalayamazsınız. Tek başınıza bir yere yükselemezsiniz. Ben personelime mesafe koymam. O zaman söyleyeceğini söyleyemiyor, kopukluk oluyor. Mesela pek çok çalışanıma kredi çekmişimdir. Yarın kimsenin ne olacağı belli olmaz.


Bu haber toplam [ 4191 ] defa okundu Bu habere toplam [ 6 ] adet yorum yapıldı
Yorumlar yükleniyor...
YAŞAM EKİ KATEGORİSİNE AİT DİĞER HABERLER
7/24 Online Haber ihbar hattı
ASTROLOJİ
ANKETLER
İzmit Belediyesi’nin çalışmalarından memnun musunuz?
Evet
Hayır
Fikrim yok
Yükselen Değerler Ailesi
Kocaeli | Haberler | Kocaeli Haberleri | Spor Haberleri | Reklam | Künye | İletişim | Kocaeli İlçe Haberleri | İzmit Haberleri | Derince Haberleri | Gebze Haberleri | Gölcük Haberleri | Kandıra Haberleri | Karamürsel Haberleri | Körfez Haberleri | Çayırova Haberleri | Dilovası Haberleri | Darıca Haberleri | Kartepe Haberleri | Başiskele Haberleri | Reklam | Künye | İletişim | Arşiv | Foto Galeri | Haber Arşivi | Haber Ara | Haber İhbar Hattı | Objektife Takılanlar | Astroloji | Güncel | Siyaset | Ekonomi | Polis-Adliye | Eğitim | Sağlık | Teknoloji | Yaşam | Anketler | Nöbetçi Ezcaneler | Tren Saatleri | Taksi Duraklari | Kocaeli Canlı Kameralar | 17 Ağustos Depremi | Canon, Epson, HP Kartuş | RSS Haberler | Yasal Uyarı | Kocaelispor | Notebook,Netbook | Gebzespor | Körfez Belediye | Gölcükspor | Darıca Gençler Birliği | Amatör Futbol | Süper Lig | Salon Sporları