Hava : Sıcaklık: ºC    Nem:    Rüzgar:
Tatilde de güzel olabilirim... Yine vazgeçtim…  Kocaeli’nin en iyi 10 kafe’si  2012 yazında... En favori 5 trend!
SİTE RAPORU
24 saatte 86 Haber eklendi
Toplam 264 yorum yapıldı
Yerel bir gazetede
ortalama 40 haber bulunur
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
SİTE İÇİ ARAMA
YAŞAM EKİ | DEVLETİN GİRMEDİĞİ YERDE OVAM TIP VAR!
Devletin girmediği yerde OVAM TIP var!
13 Ocak 2012, Cuma - 15:29
Değerli okurlar, tekrardan bu sayfadan hepinize Merhaba diyorum.

Yeni yılın ilk Yükselen Değeri`nin, pozitif ayrımcılık adına kadın olmasını istemiştim, bu doğru… Fakat ikinci röportajımızda yine başarılı bir kadınımızı ağırlamak bana da sürpriz oldu açıkçası. Tamamen tesadüf yani… Tek tesadüf Yükselen Değer`imizin bu hafta da kadın olması mı, peki? Tabiî ki hayır. İkinci hoş tesadüfümüz de yine sağlık sektöründen bir firmayı sayfamıza konuk etmemiz.
***
Bu haftaki konuğumuz, Dilovası`nda bulunan, OVAM TIP MERKEZİ`nin sahiplerinden olan ZEHRA KALKAN.  Zehra Hanım ve eşi Hasan Bey müthiş bir ikili. Kendi aralarında yaptıkları görev dağılımıyla, sistemli bir biçimde zorluklarla dolu bir ilçede, kutsal sayılacak bir vazifeyi yerine getiriyorlar. Bu röportajlar sayesinde daha neler öğreneceğiz kim bilir… Dilovası gibi adı ‘kanser ovası`na çıkmış bir ilçede, 100 bin nüfus olmasına rağmen, sağlık anlamında devletin bir parmağı dahi oralara uzanmamış. Gebze ilçesinin kenar bir mahallesiymiş gibi düşünülerek, yıllarca bu anlamda ihmal edilmiş.
***
Neyse ki KALKAN Ailesi gözünü budaktan sakınmayarak, kendilerine ne getirip ne götüreceğini çok da irdelemeden, cesaretle bu bölgemize yatırım yapmış. Yaklaşık 4 yıldır sağlık alanında bölge halkına hizmet eden OVAM TIP MERKEZİ yenilenen vizyonuyla, farklı varyasyonlarla daha birçok insanın hayır duasını alacak gibi gözüküyor. Akıllarından neler geçiyor? Ne gibi riskler alma peşindeler? Yaşamın ve iletişimin zor olduğu bu ilçemizde nasıl yaşıyorlar? Hepsini bu söyleşimizde bulacaksınız.
***
Bir dip not düşmeden edemeyeceğim… Zehra Hanım`ı görünce, biraz şaşırdım. Karşımda bulacağım kişiye bambaşka bir karakter yüklediğimi kendisini görünce anladım. Genç, bakımlı, sarışın, ‘erkek gibi kadın` diye tabir ettiğimiz (ama bunu sadece deyim olarak kullanmaktan yanayım) biriyle karşılaşmayı beklemiyordum. ‘Ne bekliyordun?` demeyin, inanın ben de bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa, o da Zehra Hanım`ın ailemize katılmasından duyduğum memnuniyettir. Röportajımızı zevkle okuyacaksınız.


Zehra Hanım, söze ‘neden Dilovası?` diye sorarak başlamak istiyorum…
Daha evvel Gebze`deydik. Eşim özel bir hastanenin ortaklarındandı. Ben de orada bir görüntüleme merkezinde yöneticilik yapıyordum. İki yıl çalıştıktan sonra burası gündeme geldi. Mevcut yerde bir ortaklığımız vardı ama sonra tamamını devralarak Dilovası`nda işe başlamış olduk.
 

Ne kadar zaman önceydi bu olay?
Ovam Tıp Merkezi o zaman ufak bir yerdi, henüz hasta bakmaya başlamamıştı. Ruhsatını alıp burayı beş katlı bir yer haline getirdikten sonra, 2008 yılı haziran ayında ilk hizmetimizi vermeye başladık.
 

Zehra Hanım sağlıkçı mısınız? Eğitiminizi bu yönde mi aldınız?
Hayır, ben çocuk gelişimi uzmanıyım. Özel bir kolejde iki yıl anaokulu öğretmenliği yaptım. O zaman kızım da 2-3 yaşlarındaydı, onunla beraber gidip geliyordum. İki yıl sonra oradan ayrıldım ve evime çekildim. Görüntüleme merkezine ortaklık işimiz olunca ‘Sen yöneticiliğini yapar mısın?` dediler ve tekrar işe başlamış oldum.

BURASI ANAOKULUNU ARATMIYOR

Şimdi bir hastanede yöneticilik yapıyorsunuz. Burada olacağıma, keşke anaokulunda çocuklarla olsaydım diyor musunuz?
Aslında buranın anaokulunu aratır tarafı yok. Ben çocuklarla iletişimin daha kolay olduğunu düşünüyorum. Büyükler farklı anlayabiliyor ama çocuklar çok daha farklı bakış açısına sahip olabiliyorlar.
 

Peki, o zaman neden branşınız olan mesleğinizi devam ettirmediniz?
Çok severek yapıyordum işimi fakat neden mesleğimi yapamıyorum diye hiç düşünmedim açıkçası. Bir ara kendime özel anaokulu açma çalışması yaptım. Sonrasında olaylar böyle gelişince, kendimi yöneticilik yaparken buldum. Özel bir nedeni yok.
 

Ovam Tıp Merkezi, yaklaşık dört yıldır hizmet veriyor anladığım kadarıyla?
Evet, öyle. Bu arada GOSB`da ortak sağlık güvenlik birimi kurduk. Güzeller Organize Sanayi Bölgesi`nde bir sağlık güvenlik birimi daha kurduk. Buna istinaden 5 adet ambulans aldık. Şu anda Dilovası`nın üstünde kurulan İMES`te de sağlık güvenlik birimi kurulumuna başlayacağız.

ZAMAN NE GÖSTERİR, BİLİNMEZ

Ovam Tıp Merkezi`nde kaç kişilik bir ekiple hizmet veriyorsunuz?
Diğer birimlerle birlikte toplam 70 kişiyle hizmet veriyoruz. İş yeri hekimlerimiz de var.

Polikliniklerden sonra sırada tıp merkezlerinin kapatılması var deniliyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Tıp merkezlerinin hastaneye çevrilmesi için 4 yıl süre verildi. Bizim de iki yılımız kaldı. İki yıl sonra ya bulunduğumuz yeri hastaneye çevireceğiz ya da başka bir binada hastane olarak hizmete başlayacağız. Bununla ilgili projelerimiz var, belki 2 yıla kalmayacak.
 

Zehra Hanım, başka projeleriniz, hedefleriniz var mı?
Başka bir projemiz yok, bu alanda devam edeceğiz ama şöyle bir şey de var. İnsan zamanın ne getireceğini bilemiyor. Burayı sadece tıp merkezi olarak aldık fakat bir anda cerrahi tıp merkezi yaptık. Bir ambulans kapımızda dursun diye aldık, sonra bir anda ambulans şirketi olduk. Ortak sağlık güvenlik birimleri işi hiç aklımızda yoktu, onu da açtık. Bu tamamen işin işleyişi esnasında oluşan şeyler. Şimdi hedefte hastane kurmak var ama sonra ne olur bilemiyorum.

DİLOVASI MI! ÇALIŞMAYIZ…

Sağlık sektörü zor bir sektör mü size göre?
Zorlukları vardır mutlaka. Sonuçta insana hizmet ediyoruz ama abartılacak bir zorluğu da yok. Dilovası`nın dışarıdan farklı bir imajı vardı. Burayı ilk açtığımız zaman doktor bulmakta zorluk çektik. ‘Dilovası mı? Yok, çalışmayız` diyorlardı. Ama içine girince hiç de öyle bir yer olmadığını gördük. 4 yıla yakındır buradayız, hiçbir sıkıntıyla karşılaşmadık. Dilovası`na geldiğimizde ilçe bile değildi, köy gibiydi. Bulunduğumuz cadde bu hale yeni kavuştu sayılır.
 

Dilovası`nda yaşayan insanlarla iletişim kurmanın biraz daha zor olduğu söylenir. Yanlış mı bilemiyorum ama kulağımda kalan bu…
Doğunun insanları var çoğunlukla. Ağrı, Bingöl, Karslılar var; zaten ben de Malatyalıyım. Bize çok uzak insanlar değiller. İnsana ne kadar değer verirsen o kadar değer görürsün derler ya, burada da durum farklı değil. Başka bir yerdeki insanlara oradakine göre davranıyorsun, burada da buradakinin anlayışına göre davranıyorsun. Önemli olan sevmek, sevilebilmek.
 

İnsan, her yerde insan. Yaklaşım çok önemli tabii…
Gerçekten çok iyi insanlar hepsi. Eskiden dışarıda farklı bir imajı varmış buranın ama o yıkılmış artık. Ben gözümle görüyorum. Mesela, bir çocuğa yetişkin gibi yaklaşırsanız, çocuk bunu anlayabilir mi? Bunda da karşındaki kişinin seviyesine göre konuşursan sıkıntı yaşamazsın.

KENDİMİ DİLOVALI GİBİ GÖRÜYORUM

Malatya`dan Kocaeli`ye gelişiniz ne zaman oldu peki?
Ben daha 5 yaşındayken buraya gelmişiz. Ailenin büyük bir çoğunluğu bu tarafa gelince, babam da gelmeye karar vermiş. Eşim de Malatyalı.
 

Küçük yaşta buraya geldiğinize göre eşinizle iki Malatyalı olarak burada mı buldunuz birbirinizi?
İstanbul`da eşimle komşuyduk, öylelikle tanıştık ve sonra evlendik.
 

Şu an nerede ikamet ediyorsunuz?
Tuzla Akfırat`ta oturuyoruz. Bu işe başladıktan sonra oraya taşındık.
 

Kendinizi bir Kocaelili olarak görüyor musunuz?
Evet, ben kendimi Dilovası`ndan biri olarak görüyorum. İzmit`e çok sık gidip geliyorum, tanıdığım insanlar da çok. Kocaeli İl Kadın Girişimciler Kurulu`ndayım aynı zamanda.

SAĞLIK TURİZMİ OLMALI

Ne tesadüf ki, geçen hafta yine bir sağlık kurumunun başında, başarıdan başarıya koşan azimli bir iş kadınımız konuğum oldu. Kendisi aynı zamanda Sağlık Turizmi Derneği`nin başkanlığını yapıyor. Sizin sağlık turizmi hakkında ki düşünceleriniz nelerdir?
Sağlık turizmi bir çok sektörü içine alan komplike bir hizmet ve olması gereken bir şey. İleride hastane olduğumuzda öyle bir düşüncemiz var. Geniş bir bakış açısıyla, elimizden geleni yapacağız.
 

Zehra Hanım nasıl bir ev hanımıdır? Doğulu hanımlar güzel yemek yapar derler. Siz bu konuda iddialı mısınız?
İyi bir ev hanımıyım, o kadar. Ben Malatya`nın yöresel yemeklerini yapmıyorum çünkü annem yapıp yolluyor. Onları öğrenme ihtiyacı hissetmedim. Ama genel anlamda ne yemek yapıyorsam, güzel yaparım.
 

Çocuklarınız var, değil mi?
Helin isminde 14 yaşında bir kızım var. Okan Üniversitesi`nin açmış olduğu, Okan Koleji`nde liseye gidiyor. 

BİR ÇOCUK DAHA DOĞURSAM MI?

Boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cumartesi günleri çalıştığımız için bir tek pazar günümüz boş oluyor. Onda da genelde kızım program yapıyor. Geçen hafta kızımla Paris`teydik, Disneyland`a gittik. Dört yıldır ikinci kez tatile gidiyoruz. Kendi işiniz olunca daha bir esiri oluyorsunuz herhalde…
 

Helin`le böyle kaçamaklarınız olur mu arada?
İlk kez böyle bir geziye beraber gittik. Onun da çok hoşlandığı bir şey oldu. Daha çok kızımın isteklerini gerçekleştirmeye çalışıyorum.
 

Merak etmeyin, genç kızlığa az bir adım kalmış. Yakında tek başına programlar yapmaya başlayacaktır, normal olarak?
O zaman ben ne yapacağım bilmiyorum hiç. Bir çocuk daha doğursam mı diye düşünüyorum. Şu an kızımın bana ihtiyacı var ama 2-3 yıl sonra hiç kalmayacak sanırım.

BURADA ‘HASAN BEY` VE ‘ZEHRA HANIM`IZ

Zehra Hanım, formunuzu neye borçlusunuz?
Evimizin üst katında küçük bir spor odamız var. Oturduğumuz sitede de tüm spor imkanları mevcut. Onları değerlendiriyorum. Yüzüyorum, spor yapıyorum fakat çok yoğun bir şekilde değil.
 

Eşlerin aynı yerde, aynı işte beraber çalışması zor mu sizce?
Benim için hiç zor değil. Zaten alanlarımız farklı. Ben bu odaya sabah giriyorum, akşam çıkıyorum. Eşim dışarıdaki görüşmelere gidiyor; ortapedi uzmanı olduğu için hastalarıyla meşgul oluyor. Arada ameliyatları oluyor. Gün içinde birbirimizi görmediğimiz, bazen işlerimizin yoğunluğundan ayrı arabalarla gidip geldiğimiz oluyor. Burada karı-kocadan ziyade, Hasan Bey ve Zehra Hanım olarak çalışıyoruz.
 

Zehra Hanım Yükselen Değerler`i daha evvelden okuduğunuzu söylemiştiniz. Projemiz için ne düşünüyorsunuz?
Böyle projeler mutlaka olmalı. İnsanları tanıtmak adına çok güzel bir şey. Neler yaptıklarını buradan kent insana anlatmaları da fevkalade iyi bir şey. Çok başarılı buluyorum. Ayrıca beni de bu aileye dahil ettiğiniz için çok teşekkür ediyorum. 
 

Hasan Kalkan:
DEVLET HASTANESİ BİLE YOK!

Hasan Bey neden Dilovası?
Dilovası`nın yukarısında kurulacak olan sanayiye yönelik olarak burayı düşündük. Şu an için kötü bir yatırım gibi görünüyor belki ama iki yıl sonra burası bile yetmeyecektir. Onun için kötü bir yatırım olduğunu düşünmüyorum. Dilovası`nda herhangi bir sağlık kuruluşunun olmayışı burada yatırım yapmamızda en büyük etkenlerden biridir.
 

Diolvası`nda devlet hastanesi yok mu?
Aysun Hanım, devletin yatırım yapmadığı bir yere biz yatırım yaptık. Burası sağlık konusunda Türkiye`nin gündeminde bir yer ama devletin bir yatırımı olmadı. Devletin olmadığı bir yerde de yatırım yapmak, sanıyorum önemli bir eksiği gidermekle eş değerdir.

BRANŞ HEKİMİ VERİLMİYOR

Bu gerçekten aynı zamanda risk değil mi?
Tabiî ki risktir. Çok ciddi sıkıntılar da yaşıyoruz. Mesela burası için kanser ovası deniliyor ama bu konuda branş eksikliğimiz var; devletten branş alamıyoruz.
 

Dilovası`ndaki tek sağlık kuruluşuna branş hekimi verilmiyor, öyle mi?
Aynen öyle. Bu konu ulusal basına çıksa inanın yer yerinden oynar. Devletin hastanesi yok, biz geldik hastane kurduk ama devletin sağlık politikasından dolayı ben buraya hekim getiremiyorum, çünkü kadro verilmiyor. Devletin yatırım yapmadığı yerlere özel olarak kadro verilmesi lazım. Bu ulusal basında değerlendirilmeli diye düşünüyorum.

ÇOCUKLARDA KANSIZLIK VAR

Gerçekten büyük bir yanlışın içindeler…
Aysun Hanım burada 100 bin kişi yaşıyor, kanser ovası deniyor, enayinin biri gelip yatırım yapıyor, sen oraya kadro vermiyorsun çalıştırmak için. Bu insan haklarına dahi aykırı bir şey.
 

Hasan Bey söylendiği gibi hakikatten kanser vakası diğer ilçelere oranla burada daha fazla yaşanıyor mu?
İki yıl önce buranın kaymakamı bizden okullardaki çocuklara ücretsiz sağlık taraması yapmamızı istedi. Bu tarama sonucu, çocuklarda kansızlık olaylarına rastladık.  Normalde % 3-4 görülen oran, burada % 30-40 civarındaydı. Bu kansızlık hastalığının en büyük nedeni de çevre kirliliğidir.

HASTANE OLMAMASI İMKANSIZ

Yani solunumla gelen hastalık bu, değil mi?
Aynen öyle. Metal, kurşun gibi kimyasalların bıraktığı kirli hava sonucu solunmasıyla oluşan şeyler.
 

Hasan Bey ve Zehra Hanım, yaptığınız işin ticari boyutu bir yana, gerçekten çokta kutsal bir görevi yerine getirdiğinizi düşünüyorum.
İnanın üç yıldır buraya yetişemiyoruz. En ufak bir acil müdahalenin gecikmesiyle ölümle sonuçlanacak kazaların, ani hastalıkların tedavisini yaptı bu hastane. Bizden sonra en yakın hastane Gebze`de. Oraya yetişmek bazen mümkün olmayabiliyor. Sonuçta burası bir ilçe ve hastane olmaması imkansız.


Bu haber toplam [ 3542 ] defa okundu Bu habere toplam [ 5 ] adet yorum yapıldı
Yorumlar yükleniyor...
YAŞAM EKİ KATEGORİSİNE AİT DİĞER HABERLER
7/24 Online Haber ihbar hattı
ASTROLOJİ
ANKETLER
İzmit Belediyesi’nin çalışmalarından memnun musunuz?
Evet
Hayır
Fikrim yok
Yükselen Değerler Ailesi
Kocaeli | Haberler | Kocaeli Haberleri | Spor Haberleri | Reklam | Künye | İletişim | Kocaeli İlçe Haberleri | İzmit Haberleri | Derince Haberleri | Gebze Haberleri | Gölcük Haberleri | Kandıra Haberleri | Karamürsel Haberleri | Körfez Haberleri | Çayırova Haberleri | Dilovası Haberleri | Darıca Haberleri | Kartepe Haberleri | Başiskele Haberleri | Reklam | Künye | İletişim | Arşiv | Foto Galeri | Haber Arşivi | Haber Ara | Haber İhbar Hattı | Objektife Takılanlar | Astroloji | Güncel | Siyaset | Ekonomi | Polis-Adliye | Eğitim | Sağlık | Teknoloji | Yaşam | Anketler | Nöbetçi Ezcaneler | Tren Saatleri | Taksi Duraklari | Kocaeli Canlı Kameralar | 17 Ağustos Depremi | Canon, Epson, HP Kartuş | RSS Haberler | Yasal Uyarı | Kocaelispor | Notebook,Netbook | Gebzespor | Körfez Belediye | Gölcükspor | Darıca Gençler Birliği | Amatör Futbol | Süper Lig | Salon Sporları