Hava : Sıcaklık: ºC    Nem:    Rüzgar:
Tatilde de güzel olabilirim... Yine vazgeçtim…  Kocaeli’nin en iyi 10 kafe’si  2012 yazında... En favori 5 trend!
SİTE RAPORU
24 saatte 86 Haber eklendi
Toplam 264 yorum yapıldı
Yerel bir gazetede
ortalama 40 haber bulunur
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
SİTE İÇİ ARAMA
YAŞAM EKİ | HAYIRLI BİR İŞ İÇİN GELDİK!
Hayırlı bir iş için geldik!
19 Ağustos 2011, Cuma - 18:58
Değerli okuyucular, ülkemizde yaşanan olumlu olumsuz olaylara sevindiğimiz, üzüldüğümüz anların yanı sıra, hayatın akışının devam ettiği gerçeğiyle görevimizi yapmaya devam ediyoruz.

Bu cümleyi neden kullandım şimdi? İster istemez, teröre kurban verdiğimiz 12 şehidimiz zihnimdeki düşüncelerin en önünde durarak, dilime dökülmede rol oynuyor. Bir tek evladın bile bu sonu yaşamamasını dileyerek, konumuza geçmek istiyorum.
 

Bu haftaki konuğumuz, AKADEMİ HASTANESİ`nin sahibi Sayın KUBİLAY KIRMAN. Akademi Hastanesi kuruluş yılı itibariyle çok zor bir dönemde ilimize gelmişti. Deprem felaketini yaşamış, kayıpları saymakla bitmeyecek bir kentte risk alarak hizmet etmeye koyulan bu hastaneye İzmitli sahip çıktı, ahde vefasını gösterdi. Bu başarı sadece İzmitli`ye ait değil tabii. Onu yönetenlerin, hizmet edenlerin hakkı görmezden gelinemez. Bizler AKADEMİ`yi başarıya taşıyan bir ekip olduğunu gözlemliyor fakat bu kişilerin kimler olduğunu bilmiyorduk.
 

İşte şimdi herkes bilsin istedik ve kentimizin yükselen değeriyle nihayet buluştuk. Kubilay Bey`e ilk sorduğum soru; “Ne cesaret?” oldu. Kendisi de “Para benim değildi” diye oldukça esprili bir yaklaşımla yanıt verdi. Doğru cevap bu değildi elbette... Kubilay Bey, hakikaten profesyonel bir idareci. “İnsanı en tepeye, kurum kimliğini de altına koyduk ve kişilere bağlı kalmadık” diyerek başarı formülünü açıkladı. Daha fazlasını söyleşimiz içinde okumanızı tavsiye ederek, kentin dinamikleri arasına girmeye aday bu kurumu ve kişiyi zevkle okuyacağınızı düşünüyorum. Huzurlu kalın.

 

Kubilay Kırman`ı kısaca tanıyabilir miyiz? 

30 Ağustos 1965 İzmir doğumluyum. Bizim ailede adettir özel günlerde doğmak. Kardeşim Koray Bey 19 Mayıs doğumlu, babam 1 Mayıs…  Eğitimimi önce İzmir Bornova Anadolu Lisesi`nde okuyarak, ardından Boğaziçi Üniversitesi işletme bölümünden mezun olarak tamamladım. Uzun yıllar bankacılık yaparak, çalışma hayatında oldum.


Ne kadar uzun sürdü bu yıllar?
 

İş Bankası müfettişi olarak başladım, çeşitli bankalarda yaklaşık 16 yıl yöneticilik yaptım. 2001 krizinde bu sektörden ayrıldım. Hayatımın buraya kadar olan kısmında İzmit hiçbir şekilde yoktu. Ağırlıklı olarak iş hayatım İzmir ve sonrasında İstanbul`da geçti.
 

 

 

HASTANENİN FİKİR MİMARI BABAMIZDIR
 

Hiç alakanız yoktu İzmit`le öyle mi?
Yok diyebilirim. İzmit`i ben İstanbul`a yakın, arada sırada banka şubelerimizi ziyaret etmek için geldiğim bir yer olarak biliyordum, o kadar.Tamamen tesadüf eseri ortaya çıkan hayırlı bir şeydi bizim için.
 

Bir özel hastane kurmak fikri nasıl oluştu ve hayata geçti, bahseder misiniz?
Buranın fikir mimarı babamızdır. Hala hayattadır, Allah uzun ömür versin. Uzun yıllar İzmir`de servis işletmeciliği yaptı. Elliye yakın otobüsümüz vardı ve yıllarca çalıştıktan sonra babam emekliye ayırdı kendini. ‘Bir oğlan bankacı, diğer oğlan işletmeci, iş kurmaları iyi olur` diye düşünerek, otobüsleri sattı ve eline ciddi bir miktar para geçti. ‘Hayırlı bir iş yapın` diyerek, getirdi parayı bana verdi. Bildiğimiz en hayırlı iş bankacılık ve ‘Biz bu parayı bankaya koyarız, hayırlı hayırlı faiz kazanırız` diyerek başladık.
 

Konunun hastaneye nasıl varacağını merak ediyorum…
Dönemin belediye başkanı Sefa Sirmen ile buralara gide gele bir tanışıklığımız olmuştu. Bir dost sohbeti arasında bu mevzu açıldı. Depremden sonra, yıl 2000`di. İzmit`te özel hastane eksiği olduğunu söyledi. Bir pazar araştırması yaptık, burada özel bir hastanenin gidip gitmeyeceğinin teknik araştırmasını yaptık, fizibilite raporlarını çıkardık ve olabileceğine kanaat getirdik. Fakat başlangıçta babamın ‘Hayırlı bir iş yapın` demesinin ne kadar doğru olduğunun altını özellikle çizmek istiyorum. Babam bunu, ciddi bir hastalığa yakalanması ve bu hastanenin teşhisi sayesinde iyileşmesiyle daha iyi anladı. Böyle başlangıcı olan bir hikaye bizimki.
 

 

 

AKADEMİ İSMİNİ ÖN PLANDA TUTTUK
 

Yine de sağlık sektörüyle alakası olmayan birileri için ‘Ne cesaret?` diye sormadan geçemeyeceğim, Kubilay Bey?
Ben hep insan ağırlıklı işlerde çalıştım, Aysun Hanım. Hizmet sektöründe doğrular birbirine çok paralel. Eğer insanla çalışıyorsanız, bunun adı bankacılık olmuş, gazetecilik olmuş, turizmcilik veya hastanecilik olmuş önemli değil. Aralarında çok fark varmış gibi görmüyorum. Hepsi insan odaklı çalışmaya, insanı doğru yönetmeye ve tüm bu kavramları bir araya getirip, insana doğru hizmet vermeye yöneliyor. Ne hizmeti üretirseniz üretin, özünde aynı. Ama bir ürün üreten sektörde olsaydım belki daha zor olurdu. Hizmet sektöründen geçiş çok daha kolaydır.
 

Daha önce yapmış olduğunuz finans yöneticiliğinde edindiğiniz deneyimler hastane üzerinde etkili oldu mu?
Kesinlikle bunu burada gördüm. Akademi Hastanesi ilerledikçe eski hizmet sektöründeki deneyimlerimi çok rahat buralara uyarlayabildiğimi düşünüyorum.
 

Peki, bizler sizi bu zamana kadar niye hiç tanımadık? Neden arka planda kaldınız?
Bizim kurumumuzun temelinde de bu vardır. Şu anda kişileri geri planda görmenizin sebebi de o. Kubilay olmuş, Koray olmuş, Şevket olmuş, bunun bir önemi yok. Biz AKADEMİ ismini ön plana çıkarmaya çalıştık. Kurum kimliği içerisinde insana verdiğimiz değeri en tepeye koymaya çalıştık. Akademi`de bir iş yapma şeklimiz oluşsun diye kurumsal yapıya önem gösterdik. Kalan herkes bunun yapı taşlarını oluşturdu. Benim yaptığım da şu an için bu. Kurumun yapı taşlarından birini oluşturmak. Daha çok yolumuz var, bu hiçbir zaman tam oturmaz ama en azından kişiye bağımlı bir organizasyon olmamaya çalışıyoruz.
 

 

DOKTOR OLSAYDIM, OBJEKTİF OLAMAZDIM
 

Ben karşımda bu sektörün içinde olan bir doktor bulacağımı düşünüyordum. Sağlık alanından gelmeyişinize şaşırmadım desem yalan olur?
Bunu yapan arkadaşlarımızı eleştirmek adına söylemiyorum ama çok doğru bulmuyorum. Doktorluk ve işletmecilik birbirinden oldukça bağımsız, farklı şeyler. Mesela ben doktor olsaydım, bu kadar objektif ve tarafsız olmayabilirdim. Tıbbi konularda yerimi bilirim ve hiç karışmam. Sağlıkla ilgili kararları tıbbi komitemiz verir. O komiteyi oluşturmak benim de içinde bulunduğum yönetim kurulunun işidir fakat o alana hiç bulaşmayız. Sadece belli başlı düsturları koyarız. ‘Önce insan, para ikinci planda` deriz. Burası ‘hayırlı bir iş olsun` diye açılan bir yer, tıbbi tarafı tıp komitemize bırakır, arkamıza bakmayız.
Ancak işin yönetim ve idare kısmı konusunda söz sahibi olmaktan yanasınız, öyle mi?
Evet, herkesin bilgili ve etkili olduğu alanda söz sahibi olması, beraberinde başarıyı getirecektir. Bizler şirketin yönlendirilmesi, yapacağı yatırımlar ve idare konusunda yetki almaktan yanayız. Eğer doktor olsaydım bunu bu kadar objektif yapabileceğimi zannetmiyorum.
 

 

BİZE ÖZEL ZOR YANLARI OLDU
 

Bilmediğiniz bir sektörde ve yaşadığınız şehrin dışında bir yerde iş kurdunuz, başarılı da oldunuz. ‘Buralara gelene kadar çok zorlandık` diyor musunuz?
Son 15 yılda Türkiye`de iş yapan herkesin, zorlandığını anlatacak bir öyküsü vardır. Fedakarlık yapmadan, direnmeden olacak bir şey değil; çünkü konjönktür öyle değil. Her ne kadar son sekiz yılda başarılı ve ciddi bir istikrar dönemi geçiriyor olsak da, bize özel zor yanları muhakkak oldu. Kaldı ki, dünya olarak zor günler atlattık.
 

Nedir bu işin size özel zor yanları?
Doktorlar biraz daha kendilerine münhasır insanlar. Hepsi sevgili dostum olur. Bu camiaya girip de bu kadar çok hekim tanımaktan çok büyük keyif alıyorum. Ama öz itibariyle her biri daha bireysel insanlar. Eğitimleri ve yaptığı işler de bunu gerektiriyor. Her hastanın takibi ayrı bir macera. O hastayla ameliyathanede veya poliklinikte yalnız kalıp bir süreç yaşıyor. O da onu daha bireysel, daha takım oyunundan uzak hale getiriyor. ‘Doktorlarla anlaşmak zordur` cümlesinin arkasında bu vardır. Doktorlar paracıdır, şudur budur diye bir sürü haksız yorumlar yapılır. Hiç birine inanmıyorum. O kadar kendilerine münhasır işler yapıyorlar ki, öz itibariyle bireyselleşiyor
 

YAKLAŞIK 300 PERSONELLE ÇALIŞIYORLAR

Peki, bu anlayışla birlikte bu ekipten bir takım oyunu çıkarmak zor oldu mu?
Evet, zor oldu. Hatta çok zorlandığımı söyleyebilirim. Onların bireysel özelliklerini bozmadan hatta güçlenmelerine yardımcı olarak, takım oyunu oynamaya, kurumsal kimliğimizi öne çıkarmaya çalıştığımızı empoze etmek bizi zorladı ama başardık. Doğru insanları seçerseniz, kişisel değil de kurumsal olguları ön plana koyarsanız, yoldan çok ayrılmazsanız sonunda oluyor. Sizin ne kadar sağlam durduğunuza bağlı.
 

Geldiğiniz noktada AKADEMİ HASTANESİ`nin çok hızlı büyüdüğünü söyleyebilir misiniz? Benim dışarıdan biri olarak gözlemim bu yönde sanki?
2001`den bu yana çok büyük sıçramalar var. Daha global ifade etmek gerekirse, hemen her sene, özellikle son iki senedir daha yoğunlukta ve ağırlıkta olmak üzere kendimizi yeniledik, üzerine hep bir şeyler kattık. On yıl içerisinde herhangi bir branşta ilerleme kaydetmediğimizi veya mekanda büyüme yapmadığımızı hatırladığım bir yıl yok.
 

O zaman bu büyümeyi rakamlarla ifade edelim biraz. Mesela kaç hekim çalışıyor? Toplam kaç kişiye istihdam sağlıyorsunuz?
Mekan olarak 2 bin 500 metrekarelik bir alanda, 20 yatak kapasitesiyle, 8 doktor ve 68 personel olarak başlamıştık. Şu anda ek idare bina tutmak zorunda kaldığımızı da düşünürsek, kabaca 6 bin 400 metrekarelik bir alana yayıldık. 23 branşta 40`a yakın doktorla ve 60 yatak kapasitesiyle faaliyet gösteriyoruz. Geçen yıl ameliyathanemizi yeniledik ve açık kalp ameliyatlarına başladık. Doğru zamanda yatırım yapmaya özen gösterdik. Geldiğimiz noktada doktorlarımızla birlikte 250`ye yakın personelle faaliyet gösteriyoruz. Buna ilave olarak bize bağlı kardeş kuruluş olarak çalışan HAYAT TIP MERKEZİ`ni de eklersek, çalışan sayısı 300`ü buluyor.
 

 

HASTANEMİZDE YAPAMADIĞIMIZ İŞ YOK
 

İzmit Kadıköy mahallesindeki HAYAT TIP sizin kuruluşunuz mu? Bakın bunu kimsenin bildiğini sanmıyorum?
Bize bağlı bir kuruluştur. Koray Bey`in idaresinde yürüyor, yine bizim politikalarımız içerisinde cerrahi tıp merkezi olarak faaliyetini sürdürüyor.
 

*Yaptığımız işte iddialıyız diyebiliyor musunuz?
Bizim iddiamıza göre yapamadığımız iş yok. Beyin ameliyatlarından çok ağır tümör ameliyatlarına kadar, kanser ameliyatlardan açık kalp cerrahisine kadar her şeyi yapıyoruz. Kalp ameliyatının yapıldığı bir yerde başka şeyin yapılmama şansı yok. On yıllık süreçte çok da iyi bir ekibimiz oldu. Şu an hem doktor hem personel ekibimizle gurur duyuyorum. İstatistiklerden de hasta memnuniyetini kolayca görebiliyoruz. Yılda 120 bin poliklinik muayene tedavisi yapıyoruz, 3 bin 500 de ameliyat gerçekleştiriyoruz. Şu anda başka hastaneden şifa bulamamış, yaşça ve kiloca fazla riskli ameliyatların çoğu bize geliyor. Doktor Naim Bey`in liderliğinde çok iyi bir genel yoğun bakımımız var. Yani hak ede ede, sindire sindire gidiyoruz.
 

 

EN KALİTELİ KURUMLARDAN BİRİYİZ

Ağır ama emin adımlar atmaya dikkat ediyorsunuz anlaşılan?
Kesinlikle attığımız adımlarda dikkatliyiz. Mesela ‘AKADEMİ tek özel hastanedir, şu ana kadar niçin kalp damar cerrahisini açmadı` diye çok eleştiri aldık. Hiçbir zaman başaramayacağımız ve gurur duymayacağımız bir işe girmedik. Bugün geldiğimiz noktada, AKADEMİ HASTANESİ`ninKocaeli`nin en büyüğü olduğunu iddia edemem fakat ekibiyle birlikte en kaliteli kurumlardan biri olduğunu iddia edebilirim.
 

Hayırlı bir iş için Kocaeli`ye geldiniz ve hayırlı da oldu. Aynı hayırları memleketiniz İzmir`de yapmayı veya burada ilçelerde şubeleşmeyi hiç düşündünüz mü?
Bu çok yorucu bir iş. Bizim öyle çok büyüyelim, holding olalım gibi hayalimiz yok. Her iş adamının içinde bir büyüme vizyonu vardır ama ben bu konularda biraz daha temkinliyim. Hayat Tıp da buna örnektir.
 

Söz Hayat Tıp`tan açılmışken; neden AKADEMİ değil de Hayat Tıp dediniz adına?
Biz burada özel hastaneciliği öğrenirken aynı zamanda öğrettik de. Birbirine karışabilir diye düşündük. Zaten hastane değil, tıp merkeziydi. Aynı adı vermek yerine, aynı kurumsal logoyu kullandık. Çünkü o günlerde özel olduğu pek bilinmiyordu. Fakat bundan sonraki yatırımlarımızda isimler aynı olabilir. Neticede artık özel olduğumuzu bilmeyen kalmadı, karışması ihtimali de yok.
 

 

SAĞLIK İŞİ, SÜRÜME DÖNÜŞMEMELİ
 

Devletin sağlık reformları bir bakıma özel hastanelere yaradı diyebilir miyiz? Siz bu reformlardan memnun musunuz?
Devletin bu konuda aldığı yol, cesarettir ve övgüye değerdir. Şu andaki fiyatlarımız çok kötü, altı yıldır zam gelmiyor, bunların hepsi doğru ama özünde baktığınızda evet bu bir sağlık reformu. Bundan sonraki adım, hizmet miktarı kadar kalitesini de sorgulamak olmalı. Ona göre ücretlendirme yapması lazım. Bizim kalitemiz çok belli olduğu için, ben kendi adımıza bu kaliteyi aşağı çekmemek için elimden geleni yaptım. Bu her yerde böyle değil. Buna el atıp, sürüm işi haline dönüşmesine izin vermemesi lazım.
 

Müşteri memnuniyetleri ile ilgili geri dönüşler alıyor musunuz? Onlardan size hastaneyle ilgili öneriler geliyor mu?
Biz bunu çok önemsediğimiz için, müşteri geri dönüş birimleri kurduk. Yataklı hizmetlerin tamamına, ayakta hizmetin belirli bir kısmına oldukça gizli bir raporlama yöntemiyle memnun kalıp kalmadıklarını, kalmadıysa sebeplerini veya memnunsa kendimizi daha fazla nasıl geliştirebileceğimizi soruyoruz. Çok ilginç fikirler geliyor bazen. Bizim yoğunluk içinde düşünmeye vakit bulamayacağımız öneriler gelebiliyor. Bunlar memnuniyet verici şeyler.
 

 

TAKIM OLUŞTURURKEN, KENDİMİ GELİŞTİRDİM

Kendi açınızdan düşündüğünüzde, başarınızı neye borçlusunuz?
Her hafta toplantımızda da paylaşıyoruz neler yaşadığımızı. İdareci kendi yapacağının dışında, diğer insanları doğru çalıştıran ve yönlendirendir. Bilimsel olarak çok eksiğim var ama öğrenmeye gayret ettim, onlar kadar çalışmaya ama onların gözüyle de görmeye çalıştım. Şu anda tek adama bağlı bir kurum değiliz. Bir veya iki kişiyi çekerek AKADEMİ HASTANESİ`ne hiçbir şey yapamazsınız. Ortada başarı varsa, bu tüm ekibi takım haline getirebilmektir. Bu takımı oluştururken ben de kendimi geliştirdim.
 

İzmit sizi çabuk benimsedi mi sizce?
İzmit`in insanının kendine özgü bir havası var. Çok kolay kabul etmiyor ama kabul ettikten sonra sizi bir yere bırakmıyor. Türkiye`de çok şehir gezdim ama en zor şehirlerden bir tanesidir İzmit. 68 hemşehri derneğinin olduğu, insanların kendini ‘bir yerden gelen` olarak gördüğü yerde çok kolay bir kabullenme yok. Ancak beşinci yıldan sonra bize kalıcı gözüyle bakmaya başladılar. O nedenle burada yöneticilik yapmak, bir parça daha zordur.
 

Kolay bir iş başarmadınız gerçekten Kubilay Bey. Hem bambaşka bir sektörde risk alarak yatırım yaptınız, hem de zor bir şehri seçtiniz. Tebrik edilesi bir durum, çünkü İzmit halkı olumsuz söylentiden bile çok çabuk etkilenen bir yapıya sahip…
Bunun olumlu yanlarını da görüyorum. En azından sizi hep dinamik tutuyor. Hep gelişeceksiniz, takip edeceksiniz. Sanırım biz kurum olma noktasını geçtik ama burası daha tehlikeli bir yer. Şimdi burada kalmak hepsinden önemli.
 

 

KENTTE TURİZM VE HİZMET SEKTÖRÜ GELİŞMELİ

Kubilay Bey`i biraz özelinde tanıyalım. Boş vakitlerinde neler yapar, nerede oturur, başka uğraşları var mı?
İzmit çarşıda oturuyorum. Pelin adında bir kızım var, hafta sonları İstanbul`a onu görmeye gidiyorum. Haftanın beş-altı günü hastanedeyim, işler de büyüdü, keyiflendi. Takım güzel çalıştığı için boş zamanım oluyor. Bu aralarda şehirle biraz daha bütünleşme adına girişimlerde bulundum. KOSİAD`ta yönetim kurulundayım ve aynı zamanda başkan yardımcılığı yapıyorum. İzmit ROTARY Kulüp`e üyeyim. Mutlulukla bahsedeceğim arkadaşlarım oluştu. Yücehan Öztüre, Bora Ergene, Haluk Ulusoy gibi… Boş zamanlarım sosyal işlerle geçiyor. Daha çok şehre neler yapacağımızı konuşuyoruz.
 

Kentin çıkarlarını konuşur hale geldiğinize göre, siz de artık Kocaeli`yi benimsemiş olmalısınız?
Eskiden İstanbul`a üç gün gitmezsem yerimde duramıyordum ama şimdi sadece kızımı görmek için gider oldum. Gelişmeye çok açık bir şehir burası. Zaman zaman kendine haksızlık ettiğini, özellikle turizm ve hizmet sektörünün gelişmesi gerektiğini, sosyal hayatın biraz daha renkli olabileceğini düşünüyorum çünkü buna çok müsait. Her sene biraz gelişiyor ama çok ağır..
 

 

SANAYİ KENTE HÜKÜMDAR OLMUŞ

Fazlaca sanayiye boğulduğumuzu düşünüyor musunuz?
Bundan vazgeçmek mümkün görünmüyor ama şehirde sanayinin her şey haline gelmesi can sıkıcı. Sanayi hükümdar, hükümran, yönlendiren, çalıştıran olmuş. Bunun yanına sosyal hayatı ve hizmet sektörünü buraya sokabilirseniz anca denge sağlanır.
 

Kubilay Bey, gecikmeli olarak sizi sayfamızda konuk edebildik. Kentimizin yükselen değeri olduğunuzu öncesinden kabullenmiş olmamıza rağmen, anca sıra gelebildi. Başarının arkasındaki itici gücü tanımak ve okurlarımıza tanıtmaktan büyük haz duydum. Çok teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim, bizi yükselen değer olarak gördüğünüz ve zaman ayırdığınız için. İki yıldan beri bu işi yürütebilmenize bravo diyorum. Bu şehirde bulunmaktan, bu şehrin bizi kabullenmesinden ötürü mutluyum. AKADEMİ HASTANESİ olarak buna layık olmaya devam edeceğiz.
 


Bu haber toplam [ 4306 ] defa okundu Bu habere toplam [ 4 ] adet yorum yapıldı
Yorumlar yükleniyor...
YAŞAM EKİ KATEGORİSİNE AİT DİĞER HABERLER
7/24 Online Haber ihbar hattı
ASTROLOJİ
ANKETLER
İzmit Belediyesi’nin çalışmalarından memnun musunuz?
Evet
Hayır
Fikrim yok
Yükselen Değerler Ailesi
Kocaeli | Haberler | Kocaeli Haberleri | Spor Haberleri | Reklam | Künye | İletişim | Kocaeli İlçe Haberleri | İzmit Haberleri | Derince Haberleri | Gebze Haberleri | Gölcük Haberleri | Kandıra Haberleri | Karamürsel Haberleri | Körfez Haberleri | Çayırova Haberleri | Dilovası Haberleri | Darıca Haberleri | Kartepe Haberleri | Başiskele Haberleri | Reklam | Künye | İletişim | Arşiv | Foto Galeri | Haber Arşivi | Haber Ara | Haber İhbar Hattı | Objektife Takılanlar | Astroloji | Güncel | Siyaset | Ekonomi | Polis-Adliye | Eğitim | Sağlık | Teknoloji | Yaşam | Anketler | Nöbetçi Ezcaneler | Tren Saatleri | Taksi Duraklari | Kocaeli Canlı Kameralar | 17 Ağustos Depremi | Canon, Epson, HP Kartuş | RSS Haberler | Yasal Uyarı | Kocaelispor | Notebook,Netbook | Gebzespor | Körfez Belediye | Gölcükspor | Darıca Gençler Birliği | Amatör Futbol | Süper Lig | Salon Sporları