|
29 Nisan 2011, Cuma - 19:07
Merhaba sevgili okurlar, bu haftanın konuğu, tüm Kocaeli kamuoyunun yakından tanıdığı değerli bir isim; SAR YAPI İNŞAAT’ın sahibi ve Kocaelispor Kulübü Eski Başkanı İBRAHİM SARAL.
|
|
|
Kendisiyle uzunca sayılacak bir sohbet gerçekleştirdik. Sohbeti uzun kılan nedenlerin başında, İbrahim Bey`in tam bir İzmit sevdalısı olması geliyor. Çünkü ben de aynen bu sevdadan yangınım. “Nerede o eski İzmit” lafını etrafımdaki büyüklerimden duyduğumda burnumun direği sızlar. *** *** Hemen hemen tüm röportajlarımda gittiğim kişilere, “Kocaelispor hakkında ne diyorsunuz?” diye sormuşumdur. Herkes kendi penceresinden cevaplar verdi, tarafsız gözlerle yapılan bir sürü haklı eleştiriler dinledim. Harika fikir sunanlar oldu. Ama ilk kez konunun birinci ağzı dediğimiz kişi karşımdaydı. Belki İbrahim Bey başkanlık sürecinde bana anlattıklarını sık sık basına anlatmıştı fakat, üzerinden epey süre geçti ve hatalara yenileri eklendi. İbrahim Başkan bunlara ve nedenlerine de değindi. Zaten yazı içinde okuyacaksınız. Ama hepsi bir tarafa, aslolan bir gerçek var. O da İbrahim Saral`ın Kocaelispor aşkı. ***
Bize birçok insan Trabzonlu diye bakıyor. Doğduğumuz yer orası, inkar etmiyoruz. Her yıl aile meclisi orada toplanır fakat artık İzmit`i öyle bir kanıksadık ki, 10-15 gün yurt dışına gidiyorum ve İzmit`e geri dönmek için can atıyorum; buradaki arkadaşlık, dostluk bambaşka. Üniversitedeki arkadaşlarım bana ‘Sen de gel İstanbul`da otur” diyor. İstanbul benim için kullanılacak bir şehir, yaşanacak şehir değil. ‘Asıl siz gelin buraya diyorum` ve şu ana kadar altı arkadaşımı Kocaeli`ye kazandırdım.
Ben Kocaeli`ye bakınca yaşanacak bir kent görüyorum. Doğru, sanayi de var ama Derbent, Maşukiye, Balaban, Bahçecik, Akmeşe, Uzuntarla inanılmaz yerler. Göl yanınızda, deniz yanınızda, dağ turizmi yanınızda, dereler, vadiler, ağaçlar, ormanlar, inanılmaz bir coğrafya. Velhasıl biz doğduğumuz değil, yaşadığımız kent diyoruz. İzmit`in hayranıyız. SAR YAPI`NIN TEMELİ 1969`DA ATILDIİbrahim Bey, SAR-YAPI nasıl kuruldu? Babam ben bir yaşındayken düşünmüş ve memur maaşıyla dört çocuğu okutamayacağına kanaat getiriyor. Devlet memurluğundan ayrılıp, ticarete atılıyor. Kıdem tazminatıyla bir kamyon alıyor, başlıyor çalışmaya. Böylelikle 1969`da SAR-YAPI`nın temelleri atılıyor. Yavaş yavaş şirketi büyütüyor ve 1991`de kardeşim Hasan Bey`le birlikte bayrağı devralıyoruz ve aynı hızla yürütüyoruz.
Lisedeyken yaz tatillerinde şantiyeye giderdik. Orada inşaatın tozunu yuttuk. Çıraklık dönemimiz lise yıllarında başladı. Kumu, çimentoyu öğrendik. 1989 yılında üniversite bitti, iki yıl daha babamla birlikte devam ettik. 1991 yılında babama dedik ki, ‘Baba sen annemle birlikte emekliye ayrılıyorsun.` Trabzon`da babamıza bir ev yaptık, yazın altı ay oradadır. Sağlıkları yerinde çok şükür. Babam 76 yaşında ve hala arabasını kendi kullanır. Şu an 44 yaşındayım ve hayatıma bir bakıyorum; nasıl geçiyor, nasıl gidiyor diye… Film şeridi gibi geçiyor gözümün önünden. İnanılmaz üst seviyede. Bir durağanlık yok. Bugün bir telefon geliyor, bir iş daveti var. Akşam valiz elinizde uçağa binip gidiyorsunuz. Şirket kurulduğu günkü heyecan nasılsa, şu anda da aynı. İZMİT METRO GROSU SAR YAPI YAPTIİki kardeş olarak uyum içinde çalışıyor olmanızın da bu heyecanda etkisi vardır sanırım? Dışarıdan bize de müdahale olduğu oluyor. Dönem dönem iki kardeşin arasına dedikodular sokmaya çalıştılar ama öyle bir sırt sırta verdik ki, dışarıdan gelen hiçbir lafı duymayız. Aynı şekilde dostluklarımız da çok uzun vadelidir.
Hiç düşünmüyoruz çünkü Türkiye`de olsun, dünyada olsun inşaat sektörünün önü hiçbir zaman kapanmaz. Sürekli yenilik, sürekli yatırım, her zaman enerji var. Böyle bir açlık olan sektörden niçin uzaklaşıp başka alana girelim? Zaman zaman birkaç değişik iş yaptığımız oldu ama yine bu işin kollarına bağlı işlerdi.
İlk olarak Adapazarı tarafında devlet yan yollarında taşeron firma olarak çalıştık. Cengiz Topel Hava Limanının şu anki haline getirdik, HYUNDAİ otomobil fabrikasının bütün alt yapısını ve yollarını yaptık. 1999`da büyük mağaza zincirlerinin işlerine el attık. Carrefoursa`nın yedi tanesinde yer aldık. İlk başlarda hemen müteahhit olamıyorsunuz. Belli belgelere sahip değilsiniz. O nedenle büyük holdinglerin alt yüklenici firması olarak görev yaptık. İki yıl kadar sonra tüm belgelerimizi alıp, kendimiz ihalelere girmeye başladık. Bursa`da Mihraplı bölgesinde dört büyük köprü ve yollar, Gaziantep-Birecik`te 18 km otoyol inşaatı, Ordu-Çarşamba arasında 22 km yol inşaatı, peşinden Metro Gros Marketleri müşteri portföyümüze kattık. İzmir ve İzmit Metro Marketini yaptık. BU İŞİ GAYETTE GÜZEL YAPIYORUZKocaeli`de de epey işler yaptınız yanlış hatırlamıyorsam değil mi?
Kesinlikle Kocaeli`de iş almak kolay bir iş değil. Ama 20 yıllık bir firmayız. Bugün ihale yasalarına baktığınız zaman, her şey açık. Yani herkes girebilir. Benim de giremediğim işler oldu. Avantajımız, bizimle aynı işi yapan firma sayısının çok az olması. Neticede rekabet ortamı var ve herkes bir teklif veriyor. Kim uygun teklifi verirse idareler bunu tercih ediyor. SAR-YAPI`nın özelliği, hep verilen sürenin çok daha önünde zaman veriyor olması. Yani idare süre koymuş bir yıl, SAR-YAPI teslim etmiş altı ayda. Bu da tercih edilmemizde önemli etkenlerden biri. Mesela şu an Bahçecik Seymen kavşağında bir battı çıktı inşaatımız var. Normal teslim süremiz 5 Ekim. Ama büyük bir aksilik çıkmazsa mayıs sonu teslim ediyoruz. Bir diğer önemli etken de kaliteli mal ve hizmet veriyor olmamızdır.
Her işi almıyoruz aslında. SAR-YAPI uygun teklif verdiği işi alıyor. Kocaeli`de de yol, kavşak konularında şu anki iktidarın ciddi yatırımları var. SAR-YAPI da 20 yıldır bu işi yapıyorsa, bu projelerin ihalelerine girip de alıyorsa, kimse kusura bakmayacak. Burada çıkan ihaleye girerim, alırım veya alamam. Kamuoyundan gelen yıkıcı eleştirilere cevap niteliğinde olsun bu. Babamız da bu işi yapıyordu, biz de aynı işi yapıyoruz. Gayet de güzel yapıyoruz. YENİ HEDEFİMİZ KATAR`DA İŞ YAPMAKYurt dışına da iş yapıyor musunuz? Evet, portföyü biraz daha genişletmek istedik ve ilk yurt dışı tecrübemiz, Ukrayna`yla başladı. Kiev-Moskova yolunun 16 km`lik kısmını yaptık. Ukrayna dönüşü Türkmenistan`dan bir iş teklifi geldi. Şu anda orada devam eden iki şantiyemiz var. Bu aralar Katar`la görüşmelerimiz var. Katar aynı zamanda 2022 Dünya futbol Şampiyonası`nın ev sahibi. Katar`ın da bu yönde ciddi alt yapı çalışmaları var. Bunun yanı sıra Katar`da doğalgaz ve petrol rezervleri çok fazla. Orası da aklımıza yattı. Zaten bir yere iş yapmadan önce o ülkenin gayri safi milli hasılasını bilmek gerekir. Biz bunu Ukrayna tecrübemizle öğrendik.
Birçok kişi öyle sanıyor ama bizim branşımız o değil. Bizim branşımız yol, alt yapı, baraj, gölet veya endüstriyel tesis inşaatları. Konut işini hiç düşünmedik çünkü teknik kadromuz ve makine parkımız buna müsait değil. İkisi de birbirinden çok farklı. Biz proje kısmıyla da ilgili değiliz. Yaptığımız işin tamamen uygulama kısmını üstleniyoruz.
Şu anda 300 kişi çalışıyor fakat hedefimiz 3000 kişi çalıştırmak. İnsan çalıştırmanın keyfi hiçbir şeyle ölçülmez. İZMİT`İ DAHA GÜVENLİ BULUYORUMBoş vakitlerinizde neler yapıyorsunuz? Pazar günleri kesinlikle ailemle beraberim. Kartepe, Sapanca taraflarına gidiyoruz. İnanılmaz güzel. İki kızım var. Ailece balığa çok düşkünüz. Eşim biz evlenene kadar hiç balık yememiş. Oflu ile evlenince mecbur kaldı sevmeye. İlk önce tuzda levreği öğrettik ona. Şimdi her hafta pazar günü kesin balık yeriz. Onun dışında Kandıra Cebeci, Seyrek, Kefken tarafına giderim. Sabah beşte kalkarım denize girerim. Akşam gün batımında da çok güzel olur denize girmek. Bunları yapmaktan keyif alırım. Onun haricinde futboldan kopamıyorum tabii, maçlara giderim.
İzmit`te Yeni Cuma parkının karşısında oturuyorum. Bir de yazın kullandığımız bir evimiz var. O da Doğantepe köyünde. İzmit`ten kopmayı hiç düşünmüyorum. Diğer şehirlere göre çok daha güvenli buluyorum kentimizi. Hemen hızlı bir şekilde Kocaelispor`a geçiyorum. Kaç yıl başkanlık yaptınız? İki yıl başkanlık yaptım. Öncesinde yönetim kurulunda bulundum. Çocukluğum Kocaelispor`la geçti. Evimiz stada 1 km mesafedeydi. 8 yaşından beri maçlara giderdim. Mahalledeki arkadaşlarımla birlikte en büyük tutkumuz futboldu. 8 yaşında bu sevda yüreğime girdi. O KAPIDAN İÇERİ GİRDİMBir gün olup da Kocaelispor`a başkan olacağınızı hayal eder miydiniz, peki? Hep şöyle bakardım. Biz üç dört saat önce gidip kuyruğa girerdik, birileri de maça on beş dakika kala gelir, protokol kapısından tık diye içeri girerdi, imrenirdim. Bir gün acaba ben de buradan böyle girebilir miyim diye düşünürdüm. O da nasip oldu, maça on beş dakika kala o kapıdan biz de içeri girdik.
Kocaelispor`a çok kişinin emeği var. Bugünkü durumuna bakıyoruz emin olun bir kente yakışmayan konumda. Bu konuma gelmemesi gerekirdi. Hatalar çok büyük.
Kesinlikle politize edildi. Ve bu politize dönemi yaklaşık 20 yıl evveline dayanıyor. İsmail Kalkandelen, Cevdet Bağdat dönemlerinde hafif hafif başladı. Ondan sonra komple politize edildi. Bazı şeyleri politize edebilirsiniz ama bunu yaparken o değeri de yükseltin. O değerin ayakları üzerinde durmasını öğretin. En büyük sıkıntı burada. Yoksa herkes her şeyi politize edebilir. Bugün TOKİ diye bir kurum var, şu anki iktidarın oluşturduğu bir kurum. Gayet rantabıl, inanılmaz projeler yapıyor. Kocaelispor kulübüne bakıyorsunuz, öyle bir kangren hale gelmiş ki; mevcut siyasi güç veriyor suç, vermiyor suç. Neden bu duruma düştü diye bakıyorsunuz. Geçmişi de var bunun. İbrahim Küçükörsler var, Nasuf Kayalıları var… O dönemde de bu kulüp ayaktaydı. DERNEKLER YASASININ UCU AÇIKBu kulübe başkanlık yapmış biri olarak, eksikliği daha yerinde tespit etmiş olmalısınız? Aslında nedeni çok basit. Türkiye`deki dernekler yasasının ucu bu şekilde açık olduğu sürece, her kulüp kapanmaya mahkumdur. Ana nedeni bu.
Şimdi siz kulüp başkanı oluyorsunuz. Sizin gelir gider tablosu içinde A lira geliriniz var diyelim, gideriniz ne olması lazım? A lira olması lazım. Ama geliriniz A lirayken, ben popülist başkan olarak davranıyorum ve 5A liralık harcama yapıyorum. İstediğim oyuncuyu getiriyorum. Taraftarın gözünde en büyük başkan ben oluyorum. Ronaldo`yu getirdim, Messi`yi getirdim ve takımı şampiyon yaptım. Ve o senenin sonunda da başkanlığı bıraktım. Kimse bana hesap sormuyor. Bıraktığım gün, 4A lira borç bıraktım peşimde. Bıraktığım görevi siz devraldınız. 4 yıllık geliri ben dönemimde borçlandırmış oldum. Siz şimdi o kulübü ayakta nasıl tutacaksınız? 4 yıllık geliriniz yok. Oyuncu alacaksınız, transfer edeceksiniz, personel, deplasman, kamp, şu, bu… İşin ta başına dönersek; dernekler yasası bu şekilde olduğu sürece her kulüp batmaya mahkumdur. Öncelikle bunun değişmesi lazım. UEFA`nın bu konuda ciddi yaptırımları olacak. Yok diyor arkadaş, gelirin neyse o kadar harcayacaksın. Denk bütçe diyor. Denk bütçen yoksa, transfer de yok diyor. ŞİRKETİM GİBİ YÖNETTİYSEM, BU BAŞARIDIRSiz de bu zorluklar içinde başkanlık yaptınız değil mi? Evet, 2004 yılında kulübü aldığım zaman, transfer yasağı vardı. Kulübün altı puanının silinme yazısı gelmişti. Bunların hepsini temizledik. 13 tane FİFA`lık oyuncu dosyasını kapattık. Bir tanesini oynattım mı bu oyunculardan, hayır. FİFA`dan teşekkür yazısı geldi. Süper Lig`ten, Bank Asya`ya düşüp de yabancı oyunculara borcu olmayan tek kulüp Kocaelispor`du. Ama 2006 yılına geldik ve baktık ki bizim nefesimiz kesiliyor. SAR-YAPI İnşaat çökecek, tamam dedik, bizim taşıyacağımız yük bu kadar dedik ve kenara çekildik. Biz yeniden yapılandırdık ama hiç bir şey olmamış gibi tekrardan aynı hatalar yapıldı. Şu anda oyunculara 25 milyon Lira borç var, transfer yasağı var, aynı yere geri geldiler.
Öyle olması gerekir. Bir dönem yönetici arkadaşımın birine dedim ki, sen çok yoruldun, dışarıda kal. Yani yönetime alsam işleri bozulacak. O arkadaşımız o heyecanla gitti gazetelere demeç verdi. ‘İbrahim Saral Kocaelispor`u kendi şirketi gibi yönetiyor` dedi. Gazeteci arkadaşın biri arıyor ve diyor ki: ‘Ya senin bir yöneticin böyle böyle dedi, veryansında bulunuyor.` ‘Hayır, sen anlamamışsın` dedim gazeteci arkadaşa. O veryansında bulunmuyor, bana iltifat ediyor. Ben teşekkür olarak alıyorum bunu. Ben SAR-YAPI İnşaatı yönettiğim gibi Kocaelispor kulübünü yönetiyorsam, bu başarıdır. Yani ben SAR-YAPI batsın diye yönetmiyorum ki. Kocaelispor da kendi şirketim kadar hassas davranacağım bir oluşum. Kocaelispor sevdamız bitmez bizim. TEKRAR BAŞKANLIK NİYE OLMASIN?Tekrar başkan olmayı ister misiniz? Önce şu SAR-YAPI İnşaat`ı üç bin kişi yapmamız lazım. O da çok uzak değil. Gönlümüz tekrar ayağa kalkmasından yana ama bunun için çok büyük operasyonlar lazım. Öncelikle kişiler alacaklarından vazgeçmeli. Birkaç hafta oyun oynayan futbolcuya devasa paralar verilmemeli. Ben 20 yıldır müteahhitlik yapıyorum, iki ayda o kadar para kazanmadım hiç. Hangi işte kazanılıyor o para. Bugün vali beyin maaşı dört bin lira.
Olabilir, niye olmasın? Futbol çok evrensel bir şey. Yurt dışında bile inanılmaz iletişimlerle karşılaşıyorum. Tek ortak noktamız futbol olabiliyor. Evrensel olduğu için bir anda toplanabiliyorsunuz. Din, dil, ırk, hiçbir şey yok. İnanılmaz bir sosyal çevre yapıyor.
Asıl ben çok teşekkür ediyorum. Yükselen Değerler Ailesine girdiğimiz için çok memnun oldum. Güzel bir çalışma. Neticede İzmit küçük, birbirimize ismimizle hitap ettiğimiz yer. İsmimizle hitap edilen yerde çok taraf olmak, çok kutuplaşmak, kalp kırmak doğru değil. Bir cenaze olsa Yeni Cuma, Fevziye Camii`nde buluşuyoruz. Her görüşten insanız ama hep iç içeyiz. Ben onun için Kocaeli halkından şunu temenni ediyorum. Uzun vadeli küskünlüklerden uzak kalalım, yıpratıcı eleştiriler yapmayalım. Çünkü İzmit`te 1500 veya 2000 kişiyiz, çok fazla değiliz. Sizin de bu çalışmanız bu anlamda hakikatten çok güzel, takip de ediyordum. İnşallah bundan sonraki toplantılarınızda ben de aranızda olmayı misterim. Çok teşekkürler.
Bu haber toplam [ 4903 ] defa okundu
Bu habere toplam [ 4 ] adet yorum yapıldı
Yorumlar yükleniyor...
|
|